• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ATATÜRK SİLİFKE'DE

ATATÜRK SİLİFKE'DE


Atatürk Ankara'dan Konya-Adana-İçel yolu ile 20 Ocak 1925 günü trenle Mersin'e gelmiştir. Yanında eşi Latife Hanım, 2. Ordu Komutanı Fahreddin (Altay), Bayındırlık Bakanı Fevzi (Pirinççizade), Rize Milletvekili Ahmed Kudsi ve yaverleri vardır. O günlerde Ankara Orman Çiftliğinden ayrı olarak Güney'de örnek bir çiftlik kurma kararındadır. Böyle bir çiftlik için kendisine Silifke'nin Tekir Köyünde boş bir arazi tavsiye edilmiştir. Atatürk, Latife Hanım'ı Mersin'de bırakarak 27 Ocak 1925 günü akşamı İçel il merkezi olan Silifke'ye gelmiş, Vali Vekili Fahri Beyle kısa bir görüşmeden sonra Hacı Hulusi'nin iki katlı konağında geceyi geçirmiştir. Ertesi 28 Ocak 1925 günü Silifke'de Türk Ocağını ve İdman Yurdu Lokalini ziyaret eden Atatürk buradan Taşucuna geçmiş Taşucunda Sadık Taşucu'nun konuğu olmuştur. Tekir Köyünde Çiftlik yerini gören Atatürk, daha sonra burayı Hazineden bedeli karşılığında satın almıştır.

Atatürk'ün Silifke'de 27 Ocak 1925 gecesi konuk olduğu Hacı Hulusi'ye ait konağın kamulaştırılarak Atatürk Evi halinde düzenlenmesi için 1974 yılında çalışmalara başlanmıştır. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğünce 1982 yılında kamulaştırılan konak, yeniden onarılmış, 1986 yılında Atatürk Evi olarak düzenlenmiş, 2 Ocak 1987 günü de törenle ziyarete açılmıştır.

Atatürk Evi'nin alt katı İlçe Halk Kütüphanesi ve idare bölümü üst katı ise Atatürk Müzesi olarak değerlendirilmiştir. Birinci katta sofa, misafir ve oturma odaları ile mutfak bulunmaktadır. Silifke ve çevresinin etnografik eserlerinin sergilendiği salonlarda ayrıca Atatürk'ün Taşucunda Sadık Taşucu'nun evinde kaldığı zaman yattığı yatak takımı, kullandığı yemek takımları, "Gazi M. Kemal" imzalı bir tabanca, Atatürk'ün Tekir Çiftliğine ve kurduğu Tarım Kredi Kooperatifine ait belgeler, fotograflar yer almaktadır.

Kaynak: A A M, Atatürk Evleri Atatürk Müzeleri, Mehmet Önder, Türk Tarih Kurumu Basımevi 1993. ISBN: 975-16-0077-4. Sayfa:54



                     

                        ▬ ATATÜRK’ÜN SİLİFKE’YE İLK GELİŞİ ▬

27 Ocak 1925 


Karar, ( Mersin -26 Ocak 1925) 

Silifke’ye yarın gidiyoruz. Gecikmeyelim. Biz askeriz, zahmetlide olsa gideriz. 

Birkaç otomobilden oluşan mütevazı bir konvoy işçi ve köylülerin de yardımıyla 27 Ocak 1925 günü saat 18. 00 de Silifke’ye ulaşır. Hastane caddesinden gelip taş köprüden geçerek doğruca Hükümet konağına çıkar, Vali Vekili Fahri beyin makamında bir süre dinlenir. Atatürk birlikte geldikleri 2. Ordu Müfettişi Fahrettin Altay Paşa, Bayındırlık Bakanı Fevzi bey ve Rize Mebusu Ahmet Kutsi beyi Vali vekili ve karşılama esnasında hazır bulunan Belediye Başkanı Halil Göksu, Ziraat odası Başkanı Nuri Vural, Ticaret Odası Başkanı Nuri Özal, Askerlik Şube Başkanı Emin Mengenli, Millet Vekili Emin İnankur, İdare Meclisi Üyesi Sadık Taşucu ve diğer yerel yönetim müdürleri ile tanıştırır. 

Atatürk, karşılamaya katılanların tümüne teşekkür ederek, akşam yemeğinin yeneceği ve gece yatacağı Hacı Hulusi’nin evine gider. 

Atatürk, Silifke seyahatinin ikinci gününde yine hükümet konağındadır. Silifke’nin memur, tüccar, işçi çiftçi ve diğer kişileriyle tanışacaktır. Vali odası kapıya kadar doludur. Sağlık Müdürü Dr. Hasan Ali (Giritli)söz alır. Silifke’ye şeref verdiklerini, bu günün hiçbir şekilde unutulmayacağını söyler. Yurdun dört yanı kendilerini gözlerken öncelik tanıyarak şehrimize gelişlerine ve çiftlik kurma girişimlerine teşekkür eder. Minnetle, içten ve gönülden Paşamızın izindeyiz der. Ardından avukat Lütfi konuşur. Sultani mektebinin Ortaokula indirilmeyip tam bir lise durumuna getirilmesini ister. Sultani öğretmeni Sait Uğur ayağa kalkar. Avukat Lütfi’ye katıldığını, ayrıca Karaman’dan Silifke’ye Demiryolu yapılmasını önerir. Tüccardan Hakkâk Emin söz ister. Silifke Mersin Karayolunun Devlet eliyle daha özden onarılmasının şart olduğunu ileri sürer. Paşamızın ne zahmetlerle aynı yolu kat ettiklerini üzülerek işittik, der. Anımsanan yıllarda henüz şimdiki bağımsız karayolları teşkilâtı yoktu. Şehir içi yolları Belediyeler, şehirlerarası yoları da özel idareler yapardı. O yüzden bütçesi zayıf şehirlerin yolları senelerce onarım görmezdi. Silifke Vilâyeti de değinilen günlerde bütçesi pek zayıf yerlerdendi. Memur maaşlarını ödeyemezdi. Hakkâk Emin o nedenle Mersin Silifke karayolunun Devlet eliyle Ankara’dan öngörülerek onarılmasını istemiştir. Daha bazı konuşma ve dilekleri dikkatle dinleyen Mustafa Kemal, ayağa kalkarak şunları söyler. 

Arkadaşlar, 

Silifke halkı ve özellikle Öğretim için gençlik adına söylenen sözlerden çok memnun oldum. Bundan dolayı teşekkür ederim. Dile gelen fikirler, ileri sürülen istekler, halkımızın Cumhuriyet idaresinden istekleridir. Devlet bunu ve buna benzer şeyleri yapmakla görevlidir. Yeni Devlet ekonomik kalkınmaya, halkın ihtiyaçlarını karşılamaya önem verecektir. Merak etmeyin zamanla her şey olacaktır ve siz, yeni idareden memnun kalacaksınız. 

Efendiler, 

Osmanlı siyaseti asırlarca pek yüksek ve parlak yaşamakla beraber yine de İmparatorluğu parçalanmaktan kurtaramamıştır. İmparatorluğun sükûtu ve çöküşü karşısında çok yalnız ve mustarip kalan Türk Milleti, kendini kurtarabilmek için Osmanlı siyasetine tamamen zıt bir siyaset izledi. Bu siyaset, halkı kurtarmayı hedef edindiği için milli bir siyasettir. 

Silifkeliler, Arkadaşlarım, 

İnsanlarda kusur olabilir. Kusurları söylemek iyi ve yararlı bir şeydir. Geçmişte çok ve acı hatalar yapılmış, kusurlu işler olmuştur. Bu yüzden insanımız ve milletimiz zor durumlara düştü. Biz mümkün mertebe az kusurlu olmaya, buna karşılık çok dikkatli gayretli fedakâr ve çalışkan olmaya mecburuz. Millet işlerindeki alâka ve heyecanınızı kutlarım. Teşekkür ederim.

Sonrasında aynı binada bulunan Türk ocağı, Cumhuriyet Halk Partisi ve Silifke İdman Yurdu Kulübünü ziyaret eder. 

ATATÜRK, SİLİFKE TÜRKOCAĞINDA 

Arkadaşlar, 

Silifke’ye geldiğimden son derece memnunum. Bu çatı altında güzel bir tesadüfle, Türk Ocağı-Cumhuriyet Halk Partisi- İdman Yurtlu gençlik havası yaşamaktayız. Türk milleti hayal peşinde koşmaktan bıkmış usanmıştır efendiler… Artık akılcı ve gerçekçi bir politika izlemek devrine girmiş bulunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisini onun için kurduk. Milli sınırlar içinde Türk zekâsını işlemek, Türkün uygarlık kabiliyetini geliştirmek, maddi ve manevi kaynakları işletmek Cumhuriyetin temel politikasıdır. Bu sebeple Türk ocakları da Türk tarihinin kutsallığını, soyluluğunu, dünyada ilk uygarlığı yayanın Türkler olduğunu anlatmalıdır. 

Türk Ocağı onur defterine, 

Silifke’ye geldiğimden çok memnunum. Beni unutmayacağınızı bilirim. Sizi kalbimden çıkarmam. Mustafa Kemal yazarak İmzasını atar. 

Sonra, Yine aynı binada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığına geçerek burada da bir konuşma yapar. 

Silifkeliler, 

Sizlere şunu açıklıkla belirtmek zorundayım. Cumhuriyetin temelinin ileri bir dünya görüşüne dayalı olduğu hiçbir zaman unutulmamalı ve bu hakikat gözden kaçırılmamalıdır. Zira Türk halkı, padişah idaresinden çok ıstırap çekmiştir. O yüzden çok kanlar akıtmıştır. Milyonları şehit yüz binleri gazi etmiştir. Geri kalışın yabanlığın günahları arasında dediklerimin ehemmiyetli yeri vardır. 

Halkçılık, halktan yana bir tutum içinde olmak demektir. Bütün devrimci güçlerin, Halktan yana olması şarttır. Halkın desteği sağlanmadıkça hiçbir şey kazanılmaz. Bu nedenle, Cumhuriyet sıkı sıkıya dediğim ilkeye bağlı kalacaktır. Devletimiz, halkın devletidir. Bunun böyle bilinmesini isterim. 

Bu kez de yine aynı binada bulunan, Silifke İdman Yurdu Spor Kulübü Lokaline geçerek Silifke İdman Yurtlu yöneticileri ve sporcuları ziyaret eder. 

Burada Atamızın huzurunda; Kulüp Başkanı Hasan Cahit Paker tarafından hazırlanan, Cumhuriyet gençliğinin spor sevgisini ve sporcu gençliğin yeni Türkiye’nin kalkınmasına getireceği başarıları belirten konuşma metnini P.T.T. memuru aynı zamanda Silifke İdman Yurdu üyesi Şefik (Türe) okur. 

Atatürk konuşmayı çok beğenir ve buradan ayrılmadan Silifke İdman Yurdu Kulübüne 1000 Lira bağışta bulunur. 

O günün koşullarında Atatürk’ün, Silifke İdman Yurdu Spor Kulübüne 1000 Lira bağışlaması hiç de küçümsenecek bir girişim değildir. Hele 12.600-Dekarlık “Gazi Çiftliğinin” 36.000 Liraya alındığı düşünülünce! 

ATATÜRK SİLİFKE SULTANİ (LİSE) OKULUNDA 

Türk ocağı, Cumhuriyet Halk Partisi ve İdman Yurdu ziyaretlerini tamamlayan Mustafa Kemal, buradan doğruca Sultani Mektebine gider. Burası günümüz liselerine yakın ve adına sultani denilen bir okul ve sonradan Cumhuriyet İlkokulu adını alır. 
Atatürk’ün ziyareti sırasında ismi gibi yönetim şekli de henüz Osmanlı olan Silifke Sultanisinde kız ve erkek öğrenciler ayrı ayrı sınıflarda okurlardı. Mustafa Kemal, Okulun bahçesinden sınıflara doğru yürümektedir. İki yan, öğretmenler ve diğer karşılayanlarla çevrilidir. Okul Müdürüyle bir bayan öğretmen ileri çıkarlar. Bayan Öğretmen Atasına, Silifke’nin seçkin çiçeklerinden hazırlanmış güzel bir buket sunacaktır. Ancak hoca hanımın yüzü peçelidir. Peçesini öğrencileri sadece kız olan dershaneye girince çıkarmaktadır. Sınıf dışında okula gelenlere peçeli görünmektedir. Büyük Kurtarıcının ve beraberinde gelen konukların karşısında da peçelidir. Son derece kibar ve Türk kadınına yakışan ince hareketlerle elinde tuttuğu çiçek demetini Mustafa Kemal’e uzatır. Ulu Önder bastonuna (o devirlerde baston kullanmak moda idi) dayanarak dikleşir. Çiçek pek zarif bir el tarafından uzatılmıştır. Göğsünün önündedir. Fakat Atatürk çiçeği almaz ve Şunları Söyler. 

Cumhuriyetin hanımları (bayanları) ve hele muallimesi (Öğretmeni) peçeli yaşayamaz. Peçenizi çıkarırsanız, hediyenizi kabul ederim. 

Başöğretmen Atatürk, Sultani mektebinin hatıra defterine, 

Bu nur ocağında, istikbalin (geleceğin) parlak güneşleri tulü (Doğuş) halinde meşhuttur (Görünmektedir). Gazi Mustafa Kemal 28 Ocak 1925 yazıp imzalamıştır. 

İLK GELİŞİN İLK KUTLANIŞI 

Silifkeliler, Atatürk’ün Silifke’ye ilk gelişini, ancak 40 yıl sonra 1965 yılında düzenlenen özel ve güzel bir törenle kutlarlar. O günden sonra her yıl 27 Ocak, Atatürk’ün Silifke’ye geliş tarihi olarak resmi törenlerle kutlanmaktadır. 



● ATA’NIN Silifke’ye ziyaretleri ilk olarak 27 Ocak 1925, ikincisi 12 Mayıs 1926, üçüncüsü 11 Şubat 1931, dördüncüsü 20 Şubat 1935 olarak sıralanmaktadır..



KAYNAK | Kitap: ATATÜRK SİLİFKE’DE 

YAZAR: İzzet ASLAN

Not: Bu yazı İzzet Aslan’ın ATATÜRK SİLİFKE’DE adlı kitabından özet alıntılar yapılarak hazırlanmıştır. 

Özet Alıntılar: Turgut Atlay

NOT :Atatürk'ü misafir eden Hacı Hulusi, Rahmetli Nilüfer Fırat Hocamızın büyük babasıdır. Yine evinde misafir kaldığı Sadık Taşucu, derneğimizin üyesi Orhan Algan Deniz'in annesinin büyükbabasıdır.
Ayrıca;Atatürk'ün kurmuş olduğu "Tekir Atatürk Çiftliği", 683 sayılı kararla "Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifinin" 1 nolu üyesidir.








Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74385.7668
Euro6.36786.3933
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 31° 25°