• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

COĞRAFİ YAPISI

 

İLÇEMİZİN KİMLİĞİ

İLÇEMİZİN KONUMU

        Doğuda Erdemli, batıda Mut ve Gülnar ilçeleri; kuzeyde Karaman ili, güneyde Akdeniz ile çevrilidir. Toros Dağlarının eteğinde, Göksu Irmağının iki yakasına kurulmuş olarak bulunan Silifke; Güneydoğu Anadolu, Doğu ve Batı Akdeniz ile iç ve Batı Anadolu'yu birbirine bağlayan Devlet Karayolu ağının kavşak noktasında olup, il merkezi Mersin'e 80 km mesafededir.

COĞRAFİ DURUMU

Silifke ilçesi %89'u dağlık, %11'i ovalık olmak üzere 2943 km2 yüzölçümü ile il yüzölçümünün %18’ini kapsamaktadır.

         Kıyı kesiminde tipik Akdeniz ikliminin hâkim olduğu ilçede yazlar sıcak ve kurak; kışlar ılık ve yağışlıdır. Sahilden iç kesimlere doğru yükseldikçe iklim değişmekte, yazlar serin; kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçmektedir. Ortalama iklim değerleri: Yılda ortalama 120 – 150 gün açık, 30 – 60 gün kapalı, diğer günler parçalı bulutludur. Yıllık 2.800 – 3.000 saat güneşlenme imkânı vardır.

Mersin ilinin en büyük akarsuyu olan, 268 km uzunluğundaki Göksu Irmağı iki kol halinde Geyik Dağları’nın suları ile beslenip Taşeli yaylalarından güneye inerek Mut ilçesi yakınlarında birleşir ve derin vadiler oluşturduktan sonra Silifke şehir merkezinin tam ortasından geçip, taşıdığı alüvyonlarla meydana getirdiği Silifke Ovası’na suları ile hayat vererek Akdeniz'e dökülür.

Antik adı Kalykadnus olan Göksu'nun tarihte de ayrı bir önemi vardır. Roma - Germen imparatoru Frederik Barbarossa, III. Haçlı Seferi sırasında ordusunun başında Filistin'e giderken 10 Haziran 1190 günü Silifke yakınlarında Göksu Irmağında boğulmuştur. Silifke, İçel ilinde doğal gölü bulunan tek ilçedir. Bu göllerden Akgöl 8.200 Da; Paradeniz 5.920 Da dır. Silifke, 105 km' lik kıyı bandı ile Akdeniz'in en güzel kumlu sahilleri ve kirlenmemiş denizine sahiptir. Kıyı ve ovadan 5 km kuzeye doğru 200-300m yükseklikteki dalgalı araziden sonra başlayan Toroslar da yükseklikleri 500 ile 2000m arasında değişen dağlar mevcuttur. Dalgalı arazi kuşağındaki maki’liklerde defne, zakkum, melengiç, murt, harnup gibi tipik Akdeniz bitkileri vardır. Maki’liklerden sonra başlayan ormanlar 2000m sonra seyrekleşmeye başlar; 2500m sonra yerini çalılıklar ve geniş otlaklara bırakır.

İlçemizin 1.600.000 dekarı orman arazisidir. Ormanlar Çamdüzü, Gelinsuyu, Alibaba, Kırağıbucağı mevkileri ile Göksu Vadisi boylarında yoğundur. Ağaç türü olarak, baltalık ormanlarda meşe, pırnal, sandal, sakızlık, tespih, gürgen ve pek az da olsa kayın ağacı; koru ormanlarında ise karaçam, kızılçam; yükseklerde akçam, katran, ardıç ve sulak yerlerde köknar yetişmektedir. İlçemizin dağlık kesimlerinde yaban domuzu, keklik, tavşan ve yerli kuş türleri en çok görülen yabani hayvanlardır.

Ayrıca, dünyanın en önemli kuş göçü yolu üzerinde bulunan Göksu deltası, Akdeniz’in doğal özelliklerini koruyabilmiş en önemli sulak alanlarından biri olarak, 450 tür olan Türkiye’nin kuşlarından 334 türüne, yine Türkiye’nin 140 ulusal ve uluslar arası öneme sahip kuş türünün 106 türüne; dünya çapında yok olma tehlikesi altında bulunan 24 kuş türünün 12 türüne yaşama, üreme, beslenme ve konaklama imkanı sağlayarak barındırmaktadır. Bunlardan en önemlileri bölgenin simgesi haline gelen saz horozu, yaz ördeği, cüce karabatak, tepeli pelikan, dik kuyruk, ala kaz, deniz kartalı, şah kartalı, turaç, toy ve ada martısıdır.

Göksu Deltası, nesli tehlike altında olan, denizde yaşayıp karada üreyen deniz kaplumbağası Caretta Caretta ve yeşil kaplumbağa Chelonia mydas’ın en önemli üreme alanlarından biridir. Yine nesli tehlike altında memelilerden Akdeniz keşiş foku Monachus monachus, aşırı avlanma sonucu sayıları hızla azalan mavi yengeç ve lahoz balığı (Epinephelus aeneus)’da bu bölgede yaşamaktadır.

Deltada 441 bitki türü tespit edilmiştir. Bunlardan 32 adedi nadir tür; 8 adedi endemik (sadece Göksu Deltasında bulunan) tür olarak delta da mevcuttur.

 Zengin bir bitki ve hayvan varlığına sahip olan Göksu Deltası, Ortadoğu ve Avrupa’nın en önemli sulak alanlarından biri olarak, 1990 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile ÖZEL KORUMA BÖLGESİ ilan edilmiş; 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi gereğince Bakanlar Kurulu Kararı ile Ramsar listesine alınarak uluslar arası boyutta koruma altına alınmış; 1996 yılında da Kültür Bakanlığınca 1.DERECEDE DOĞAL SİT ALANI ilan edilmiştir.

Göksu Deltası dünyanın çeşitli yerlerinden gelen kuş bilimcilerin büyük ilgisini çekmektedir.

NÜFUS ve İDARİ DURUMU

        Silifke, nüfus bakımından Tarsus'tan sonra Mersin'in ikinci büyük ilçesidir. 22 Ekim 2000 tarihindeki nüfus sayımına göre Silifke' nin toplam nüfusu 111.698 olup, İlçemiz merkezinde (Atik Mah., Bucaklı Mah., Camikebir Mah., Gazi Mah., Göksu Mah., Mukaddem Mah., Pazarkaşı Mah., Saray Mah., Sarıcalar Mah., Say Mah., Sayağzı Mah., Toros Mah., Yeni Mah.ve Kabasakallı Mah.) 52.961 kişi; köy ve kasabalarında 58.737 kişi yaşamaktadır. Silifke ilçesine bağlı 65 köy; 1 merkez belediye (Silifke); 8 belde belediyesi (Narlıkuyu, Atakent, Atayurt, Akdere, Arkum, Uzuncaburç, Taşucu, Yesilovacık) olmak üzere 9 belediye ve bu belediyelere bağlı 40 mahalle bulunmaktadır.

İLÇEMİZİN EKONOMİSİ  

        İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve turizme dayalıdır. Tarım ekonominin %23’ünü oluşturur. Tarıma elverişli arazi miktarı 639.435 dekar olup, bunun37.134 dekarı sulanmaktadır. 41.980 dekar da sulanabilir arazi bulunmaktadır. Tamamı sulanabilen ova kesiminde hububat, yerfıstığı, susam, sebze, çilek narenciye ve çeltik ziraatı yapılmaktadır. Turfanda sebzecilik ve çilekçilik son yıllarda özellikle ova köylerinde önem kazanmıştır. Sahil kuşağı ile Göksu Deltası’nın kuzey kesimlerinde narenciyecilik önemli yer tutar. Kısmen sulanabilen orta sahil kuşağında meyvecilik, sebze ve hububat ziraatı; sulanmayan kesimlerde ise zeytin, harnup, antepfıstığı yetiştiriciliği yapılmaktadır. Yayla kesiminde hububat, elma, kiraz, armut şeftali ve bağcılık ziraatı yapılır. Silifke’nin ekonomisinin diğer bir ağırlıklı kolu da hayvancılıktır. Dağlık kesimlerin iklim ve bitki örtüsü yapısı küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine elverişlidir. Genellikle keçi türü yaygındır. Küçükbaş hayvan besiciliği daha çok dış satıma yöneliktir. Önceleri ovalık kesimde yapılan sığır besiciliği artık dağlık kesimlere de kaymaya başlamıştır. Arıcılık bazı ailelerin geçim kaynağı durumundadır. İlçede deniz balıkçılığının yanı sıra  Akgöl ile Paradeniz dalyanındaki  balık üreticiliği de  ekonomide önemli yer tutar. Kefal, levrek, çipura, lagos, yılanbalığı ve karabalık yörenin yaygın balık türleridir. Tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleri; yılın 300 günü güneşli iklimi, 105 kilometrelik kıyı bandı ile büyük bir turizm potansiyeline sahip olan ve ekonomisinin önemli bir bölümü turizmin oluşturduğu Silifke ilçesinde Turizm Bakanlığı’ndan belgeli 2.500 yatak kapasiteli tesislerle Silifke, herkese ve her keseye hitap edebilen bir tatil ve turizm cennetidir. Taşucu beldesinde bulunan ve ülkemizin sayılı kâğıt fabrikalarından biri olan SEKA Akdeniz Müessesesi Silifke’nin en önemli ve en büyük sanayi kuruluşudur.

        Silifke’nin en büyük kültür etkinliği her yıl 20–26 Mayıs tarihleri arasında yapılan “Uluslararası Silifke Kültür Haftası”dır. İlki 1974 yılında yapılan bu haftanın adı 1996 yılına kadar “Uluslararası Silifke Müzik ve Folklor Festivali” idi. Haftanın etkinlikleri çoğalınca adı 1996 yılında “Uluslararası Silifke Kültür Haftası” oldu. Akdeniz iklim koşullarından dolayı yörenin insanlarında kışın sahillerde, yazın yaylalarda yaşama geleneği vardır. Yayla ve sahil arasındaki göçler, göçler esnasında karşılaşılan olaylar, üretilen ürünler ve beslenen hayvanlar arasındaki ilişkiler hastalık, ölüm gibi üzüntülerde, sünnet, düğün, nişan, askere uğurlama gibi sevinçte paylaşılan duygular halkın kendi yaşama biçimiyle yoğrulmuş atasözleri, dua, beddua, yakim, mani ve türkü gibi sözlerle sözlendirilmiş, müzikle birleştirilerek “Silifke Halk Oyunları” ortaya çıkmıştır. Sözlerinde ve figürlerinde  zengin bir kültürü yansıtan halk oyunları  yaşanan Yörük-Türkmen kültürünü geçmiş kuşaklardaki biçimiyle gelecek nesillere aktarmaktadır. Silifke Yörük-Türkmen kültürünü; halk oyunlarını, yapılan her türlü sanatsal faaliyeti yurt içinde ve yurt dışında tanıtmak; yöredeki ve Türkiye’deki Yörük-Türkmen gruplarını kaynaştırmak yöredeki ve Türkiye’deki ile yurt dışından gelen halk oyunları gruplarını birbiriyle tanıştırmak, sanatsal ve sportif faaliyet yapan kişi, kurum ve kuruluşlara fırsat sağlamak.”Uluslararası Silifke Kültür Haftası”nın en büyük amacıdır. Açılan el sanatları , resim, heykel sergilerinde, yapılan yemek , ses ve spor yarışmalarında birçok yeteneklere  fırsat verilmektedir. Geleneksel yaşam biçimini konu alan  Yörük göçü , Yörük çadırı, sünnet şöleni, köy düğünü gibi isimler adı altında yapılan programlarla yeni nesiler bilgilendirilmekte amatör tiyatro gruplarına çalışmaları desteklenmekte, edebi alanda çalışma yapanlar halkımıza tanıtılmakta, halkımız paneller ve konferanslarla aydınlatılmakta, konserlerle eğlendirilmektedir. Silifke’de el dokumacılığı ve el işlemeleri yaygındır. Çul, çuval, heybe, battaniye, namazlığa, kolan(dokuma ip) yünden daha çokça da kıldan yapılır. Dokuma yapılacak yün ve kıl yıkanır, temizlenir. Atacakla atılır. Kirmenle eğrilir .İp yapılır.İpin dokuması ”ıstar” tezgahında yapılır.Dokunacak çul, çuval veya heybenin eni boyu kadar ip ayarlanıp ıstara yerleştirilmesine “çul çözmek”,”çuval çözmek”,”heybe çözmek” denir.Çözülen dokumaya verilecek desen için boyalı ip kullanılır.Boyalı ipe ”çesit” denir. Istarda dokuma elle yapılır. Tarakla vurularak sıkılaştırılır. İnce dokuma dediğimiz göynek, tor, peskir, kuşak, çiplik, çapıt gibi dokumalar “çulfallık“ tezgahında  yapılır. Çulfallık tezgahında dokuma için mekik kullanılır. Sıkıştırma büyük tarak ile yapılır. Istar ve çulfalık tezgahlarını bu işleri yapan her köyümüzde görmek mümkünüdür. Belediye Kültür Evimizde de bir ıstar ve bir de çulfalık tezgahı örnek olarak bulunmaktadır.Kanevçe çıkarma yok denecek kadar azalmıştır.

 

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.78805.8112
Euro6.50886.5348
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 18° 10°